|
Küresel ısınma, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasında
2025 yılında 0.7-1.6 derecelik sıcaklık artışına neden olacak.
Yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar ve kuraklıkla etkisini giderek
daha fazla hissettiren küresel ısınmanın, Türkiye’nin de içinde
bulunduğu Akdeniz havzasında 2025 yılında 0.7-1.6 derecelik sıcaklık
artışına neden olacağı, 2045-2075 yılları arasında ise sıcaklık
artışının 2 dereceyi bulabileceği bildirildi.
WWF Türkiye
Su kaynakları Program Müdürü Buket Bahar Dıvrak, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, küresel ısınmanın en önemli etkilerinden olan kuraklığın
son yıllarda yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’nın birçok bölgesini de
etkisi altına aldığını belirterek, kuraklıktan en çok İspanya, Türkiye,
Portekiz ve İngiltere’nin zarar gördüğünü söyledi.
Avrupa
Çevre Ajansı’nın verilerine göre Avrupa’da kuraklıktan en çok
etkilenecek kesimin Akdeniz havzası olduğunu anlatan Dıvrak, Türkiye’de
ise Karadeniz ve Marmara bölgelerinin bir kısmının düşük su sorunuyla
karşı karşıya kalacağını, Ege ve Orta Anadolu bölgelerininde ise çok
ciddi su sıkıntısıyla baş etmek zorunda kalacağını bildirdi.
"Sıcaklıklar 5 dereceye kadar artabilecek"
Buket
Bahar Dıvrak, 20. yüzyılda dünya sıcaklığının ortalama 0.6 derece,
Avrupa sıcaklığının ise 0.95 derece arttığına dikkati çekerek, şöyle
devam etti:
"Özellikle Akdeniz havzasında gelecekteki
gelişmelerin etkilerinin, dünya ortalamalarından daha vahim olacağı
öngörülmektedir. 2025 yılında, küresel ısınmanın 1 derece olacağı
tahmin edilmektedir ve böyle bir durumda Akdeniz havzasında sıcaklıklar
0.7-1.6 derece arasında artacaktır. 20-50 yıl sonra sıcaklık artışının
2 dereceyi bulabileceği tahmin edilmektedir. 2 derecelik bir artışla
Akdeniz iklimi daha da ısınacak, kuraklık geniş ölçüde hissedilecek ve
iklimde değişiklikler görülecek. Yani bölgedeki sıcaklık artışı şu anki
koşullardan 1-2 derece daha artacak. Ancak, İtalya ve Türkiye’nin,
denizin hafifletici etkisinden uzak kalan iç kesimlerinde sıcaklıklar 5
dereceye kadar artabilecek."
Aşırı sıcak günlerin sayısında artış
Buket
Bahar Dıvrak, Akdeniz’de özellikle iç kesimlerde aşırı sıcak günlerin
sayısının artması ve bölgenin kuzeyinde yaz mevsiminde yağış miktarının
yüzde 30 azalmasının beklendiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
"2
derecelik sıcaklık artışı, Güney Akdeniz’de yıl boyunca orman yangını
tehlikesini de beraberinde getirecek. Akdeniz’in diğer bölgelerinde ise
orman yangını tehlikesinin altı haftaya kadar uzayacağı bildiriliyor.
Sıcaklık ve kuraklık tarımsal verimde düşüşe yol açacak.
Sıcak
hava dalgalarındaki artış ve orman yangınları, yaz aylarında Akdeniz’in
tatilcileri kaybetmesine neden olacak. İlkbahar ve sonbahar bazı
tatilciler için halen cazip olmaya devam etse de aileler yaz
tatillerini başka yerlerde geçirmeyi tercih edecek."
Bitkilerde büyük kayıp olacak
Kuraklığın
etkilerinin hissedilmeye başlandığı bölgede, daha kurak iklim, yağış
miktarında düşüş, tarımda su tüketiminin giderek artması, yüzey
sularının kaybedilmesi gibi sorunların şimdiden büyük sıkıntı yaratmaya
başladığına değinen Dıvrak, yapılan son çalışmaların 2 derecelik
sıcaklık artışının Kuzey Akdeniz’de bitkilerin yüzde 50 oranında
kaybedilmesine yol açacağını gösterdiğini, bu kaybın İspanya’nın
kuzeyi, dağları ve özellikle Fransa’da yüzde 80’e kadar çıkabileceğini
kaydetti.
Buket Bahar Dıvrak, orman yangınlarındaki
artışın, istilacı türlerin ve otların yayılmasına, dolayısıyla orman
yangınlarının daha geniş alanlara sıçramasına neden olacağını
belirterek, "WWF’nin 2006 yılında yayınlanan raporuna göre, küresel
iklim değişikliği Akdeniz havzasını kuraklıkla vuracak" dedi.
Tüm
Akdeniz havzasında yağışların son 25 yılda yüzde 20 azaldığının
görüldüğünü, 2050’ye gelindiğinde deniz seviyesinin 20-40 santimetre
oranında artmasının beklendiğini dile getiren Dıvrak, bu durumun en çok
Türkiye ve Cezayir gibi ülkeler ve deltalarının zarar görmesine neden
olacağını vurguladı.
Doğal bir olay olan kuraklığın,
küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle gelecekte daha sık görülmeye
başlanacağına işaret eden Dıvrak, "Eğer su kaynakları hem yağışlı hem
kurak dönemlerde iyi yönetilmezse, kuraklık kronik bir sorun haline
gelecektir ve etkileri artacaktır.
Kuraklığın kronik bir
sorun haline gelmesini önlemek için, sürekli artan su talebini
yönetmek, bütün sektörlerde verimliliği artırmak, entegre havza
yönetimi yaklaşımını hayata geçirmek gerekiyor" diye konuştu.
Görüntüleme sayısı: 288
|