|
Günümüzde
erken tanı sayesinde tedavi edilebilir hastalıklar grubuna giren meme
kanseri, tüm gelişmelere rağmen kadınlar tarafından yeterince
tanınmadığından hala en çok korkulan hastalıkların başında gelir.
Memede
hissedilen her sertlik kanser değildir. Göğsünde sertlik olan her 10-11
kadından sadece birinde meme kanseri saptanmaktadır. Toplumda yaklaşık
100 kadından 13'ünde meme kanseri görülmektedir. Meme kanserinin en sık
saptandığı yaşlar 35-55 yaş grubudur.
Riski azaltma yolları
Dengeli beslenmek ve aşırı kilodan korunmak
Alkol alımına dikkat etmek
30 yaşından önce doğum yapmak
Emzirmek
Stresi kontrol etmek
Spor yapmak
Düzenli doktor muayenesinden geçip tetkikleri yaptırmak
Kendi kendine muayene şart
En hızlı yayılan tür olan meme kanseri, Türkiye'de her yıl 30 bin
kadının baş belası oluyor. Doktorlar 'kadınlar meme kanserine karşı
kendilerini muayene etmeli' diyor.
Kanser türleri arasında
dünyada ve Türkiye'de yayılma hızı en yüksek olanı meme kanseri. Kırk
yıl önce yirmi kadından birinde görülen meme kanseri, günümüzde sekiz
kadından birinin baş belası oluyor. Buna karşılık rahim kanserleri ise
etkisini iyice kaybetti. Bu kanser türünden ölüm artık neredeyse
sıfırlandı. Bunun nedeni erken teşhis. Türkiye'de her yıl 30 bin
kadının yakalandığı meme kanserini erken teşhis etmenin ipuçları var.
Meme Vakfı'nın kurucusu ve başkanı Prof. Dr. Can Gürbüz, "Meme
kanserine yakalanmayı önleyen bir yöntem yok, buna karşı en önemli
silah erken teşhis, mamagrofi, ve kendi kendine muayene" diyor.
20 Yaşını Aşmış Her Kadın Kendini Muayene Etmeli
Prof. Dr. Can Gürbüz, meme kanserinde en önemli risk faktörünün yaş
olduğunu belirtiyor. Yaşı ellinin üzerinde olan kadınlarda meme kanseri
görülme sıklığının, yaşı ellinin altında olan kadınlardan 4 kat daha
fazla olduğunu belirten Dr. Gürbüz, "Adet görmeye erken başlanması,
menopoza geç girilmesi, 30 yaşından sonra doğum yapılması, östrojen
hormonu tedavisi, doğum kontrol hapları, alkol, şişmanlık ve yağlı
beslenme, meme kanseri risk faktörleri arasındadır.
Tüm bu
risk faktörlerine karşın; şişmanlığın azaltılması, alkolün dozunda
alınması, spor ve sebze- meyvenin bol tüketilmesi gibi basit önlemlerle
meme kanseri riski %30-40 oranında azaltılabilmektedir" diye konuşuyor.
Prof. Gürbüz erken tanı için kadına önemli görev düştüğünü söylüyor.
"Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, adet bitimini takip eden günlerde kendi
kendini muayene etmeli, bu muayeneler sırasında meme dokusunda
farklılık olup olmadığı araştırılmalı, bir değişiklik saptanmasa bile
yirmi yaşından itibaren her üç yılda bir muayeneye gitmeliler" diyen
Gürbüz, "Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl bir doktor tarafından
muayene edilmeli ve iki yıl arayla mamografi çektirmeli. Elli yaşından
itibaren ise her yıl mamografi çektirmeli" tavsiyesinde bulunuyor.
Kansere çare genetik bilimde
5-8 Haziran tarihleri arasında New Orleans'ta düzenlenen 41. ASCO
(Amerikan Kilinik Onkoloji Derneği) Toplantısı'na katılan onkologlardan
biri olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr.
Fuat Demirelli, "Toplantıdan çıkan sonuç kanser tedavisinin genetikte
gizli olduğudur' diye konuşuyor. Günümüz tıbbında kullanılan hiçbir
tedavinin birbirinden çok üstün taraflarının olmadığını savunan
Demirelli, "Son birkaç yıldır genel eğilim, kanser hücresinin
kontrolsüz çoğalmasındaki mekanizma bozulmasını tespit etmeye yönelik,
yani genetiğe yönelik. Kanser hücresi olduğu yerde duracak,
ilerlemeyecek, çoğalmayacak" diye konuşuyor.
Meme Kanseri Terimi Bitecek
Genetik tedavi yönündeki adımların hızlandığını anlatan Prof.
Demirelli, "Bir miligramlık tümör dokusunun içinde bine yakın genin ne
durumda olduğu görüyorsunuz. Eminim ki on yıl sonra meme kanseri diye
bir terim kullanmayacağız. Şu nedene bağlı olarak gelişmiş A tipi meme
kanseri, bu genlerin aşırı çalışmasına bağlı olarak gelişmiş B tipi
meme kanseri diyeceğiz" şeklinde konuşuyor.
Görüntüleme sayısı: 241
|