|
Tıp
dilinde jinekomasti,halk dilinde meme büyümesi…Erkeklerin meme
bölgesinin veya sadece meme dokusunun normalden fazla, kadın tipinde
aşırı büyümesi jinekomasti olarak adlandırılıyor.
Ve bu sorun
genç erkekleri bunalıma sürüklüyor .Oysa jinekomasti tedavi
edilebiliyor. Genellikle ergenlik döneminde hormonal dengenin bozulması
sonucu görülüyor ve bazen hastalık bazen de belli ilaçların etkisiyle
ortaya çıkabilir. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Oğuz
Çetinkale, anatomik olarak erkek memesinin kadınınkinden bir farkı
olmadığını belirterek, erkek memesinin küçük olmasının vücuttaki
kadınlık hormonu seviyesinin düşüklüğünden kaynaklandığını söylüyor.
JİNEKOMASTİ ŞİŞMANLIKLA İLGİLİ Mİ?
Zaman
zaman kilosu normalden fazla olan erkek çocukları veya ergenlik
dönemindeki erkeklerde meme bölgesinde normalden daha fazla yağ
toplanması görülebilir. Bu durumda meme bezi büyümeksizin meme büyümesi
olur. Bu da genel olarak Jinekomasti olarak isimlendirilmekle birlikte,
bu durum yalancı jinekomasti (pseudojinekomasti ) gurubuna girer.
Jinekomasti kimlerde görülür?
Prof. Oğuz Çetinkale jinekomastinin kimlerde görülebileceğini şöyle anlatıyor:
“Fizyolojik
olarak erkeklerde meme büyümesi bebeklerde, ergenlik çağındaki
erkeklerde ve yaşlı erkeklerde görülebilir. Hemen doğum sonrası yani
yeni doğan bebeklerde genellikle anneden geçen kadınlık hormonu yani
östrojen hormonu nedeniyle erkek bebeklerde jinekomasti oluşur. Bu
durum geçici olup genellikle 2 ila 3 hafta içerisinde düzelir. Göğüsün
ön kısmındaki meme dokusu, kadınlık hormonu östrojenin fazlalığı ya da
erkeklik hormonu testesteronun eksikliğine bağlı olarak büyüyebilir.
Ergenlik çağındaki ortaya çıkan jinekomasti ise, östrojen düzeyinin,
testesterona göre relatif olarak fazlalık göstermesinden kaynaklanan
hormonal denge nedeniyle oluşur. Hemen hemen 13-15 yaşlarındaki erkek
çocukların üçte birinde jinekomasti görülür. Ergenlik döneminde
hormonal değişikliklere bağlı olarak, en sık 13-15 yaşlarındaki
erkeklerde görülmekle birlikte zaman zaman daha büyük erkeklerde de
görülebilir. Jinekomastisi olan erkek çocukların %90' ında genellikle
bu durum 6 ile 18 ay içerisinde en geç bir kaç yıl içinde kaybolarak
meme normal büyüklügüne döner. Jinekomasti ergenlik dönemi sonuna kadar
devam ederse bu jinekomastinin kendiliğinden düzelme olasılığı hemen
hemen yoktur. Erişkinlikte de iri memeler bu şekilde kalıcı olarak
devam eder. Yetişkinlerin %4'ünde genellikle meme bezi çapı 4.0 cm'den
daha büyük kalır ve jinekomastinin sürdüğü şeklinde ifade edilir.”
Jinekomastinin
yaşlılık döneminde de görüldüğünü belirten Prof. Çetinkale, androjenin
azalması, vücutta yağ oranının artması, östrojenin üretiminin artması
sonucuda yaşlılık jinekomastisinin oluşabileceğine dikkat çekiyor.
Prof. Oğuz Çetinkale, bu tür durumlarda genellikle simetrik olan
yaşlılık jinekomastisinin bu özelliği ile meme kanserinden ayıran en
önemli bulgu olduğunun altını çiziyor:
“Ergenlik dönemi dışında
erişkin erkeklerde jinekomastinin oluşma nedeni genellikle karaciğer
veya akciğer kanseri gibi malign hastalıklar, siroz gibi karaciğer
hastalıkları, vücut horman düzeyindeki değişiklikler, tirodin fazla
salgılanması gibi hormonal bozukluklardır. En önemli hormon
mekanizmasını ayarlayan organ olan hipofiz bezi hastalıkları veya
kanseri, böbreküstü bezi hastalıkları veya kanseri ya da testis
kanseri olabilir. Alkol bağımlılığı , esrar ve eroin gibi uyuşturucu
kullanımı, kilo almak veya kas yapmak için steroid kullanımı da
jinekomastiye neden olabilir. Yaşlılıkta da jinekomasti olabilir.
Burada ise neden erkeklerdeki testesteron düzeyinin düşmesidir. Bu
durumda östrojen hormonu rölatif olarak daha yüksek kalır. “
HASTALIK BELİRTİLERİ
Prof. Oğuz Çetinkale, jinekomastili hastaların doktora geliş nedenlerinin farklı olduğunu belirtiyor:
“Jinekomastili
hastaların doktora geliş nedenleri arasında ağrı, şişkinlik ve
gerginlik en çok başvuru nedenleridir. Memedeki büyümenin hastayı
görüntüsel bakımdan rahatsız etmesi veya çevresi tarafından rahatsız
edilmesi bir diğer önemli nedendir. Daha ileri yaşlarda ise bu
kitlelerin meme kanseri olma kuşkusu taşımalarıdır. Jinekomasti de
göğüslerin büyümesi ile birlikte elle muayene edildiğinde göğüsler
daha esnek ve sıkıdır. Jinekomasti genellikle kişinin kendisi
tarafından da teşhis edilebilir. Fizik muayene ve durumun gelişimine
bakılarak kolayca teşhis edilebilir. Zaman zaman göğüslerde ağrı ve
gerginlik hissi olabilir. Bir çok jinekomasti olgusunda dikkatli
sorgulama ve muayene dışında ileri testler gerekli olmayabilir. İyi
huylu gelişmelerdir. Jinekomasti genellikle çift taraflıdır, nadiren
tek taraflı veya asimetrik olabilir. Bir erkek için memelerin normalden
büyük olması katlanılması zor bir durum ve özellikle genç erkeklerde
psikolojik problemler yaratır. Bunun yanı sıra eklenen çevre baskısı da
bu psikolojik problemleri arttırır. “
Prof. Oğuz Çetinkale, meme
büyümesinin tek taraflı olması, çok sert bir kitle şeklinde olması,
olağan olmayan şekilde hızla büyümesi, yerinden oynatılamayacak kadar
sabit ve sıkı olmasının başka durumları çağrıştırabileceğini ve bu
durumda ileri testler ve teşhis yöntemlerinin devreye sokulması
gerektiğini belirtiyor.
Jinekomasti'nin diğer hastalıklarla ve ilaçlarla ilgisi varmıdır?
Prof.
Dr. Oğuz Çetinkale, kadınlık hormonu olan östrojen hormonun düzeyini
arttıran her türlü hastalıkta Jinekomasti görülebileceğini belirtiyor.
Prof. Çetinkale bu hastalıkları da şöyle sıralıyor:
“Testis,
deri, akciğer, karaciğer, böbrek üstü bezi kanserleri ,tiroid bezinin
aşırı veya yetersiz çalışması gibi endokrin sistem hastalıkları,
karaciğerin yağlanması veya siroz gibi karaciğer hastalıkları, zaman
zaman uzun süreli açlıklar, erkeklik hormonu adı verilen androjen'in
yetersiz seviyede olması, testislerin çalışmasındaki yetersizlik,nedeni
ve mekanizması tam açıklanamayan AIDS hastalığı, bazı akciğer
hastalıkları, stres ve anksiyeteye bağlı olarak da jinekomasti
gelişebilir”
Prof .Çetinkale,bazı ilaçların yan etkilerinin
de Jinekomastiye neden olabileceğini belirterek, erkeklerdeki meme
kanseri de memede büyümeye neden olabileceğini ve jinekomastiyi taklit
edebileceğini ifade ediyor.
TEDAVİ
Prof. Çetinkale, yeni
doğan bebeklerde ve ergenlik dönemindeki erkeklerde görülen meme
büyümeleri için beklemek gerektiğini kaydederek, bu dönemde oluşan
jinekomastinin kendi kendine geçerek iyileşmesinin bekleneceğini ifade
ediyor.Prof. Çetinkale, “bu dönemlerde de olsa eğer ilaç kullanımı ya
da belli bir hastalık nedeniyle ortaya çıkmışsa ilaç kullanımını
kesmek, değiştirmek veya mevcut hastalığı tedavi etmek genellikle
jinekomastiyi ortadan kaldırarak iyileştirir. Ancak jinekomastinin
nedeni testesteron hormonundaki azalma ve östrojen hormonundaki artış
ise bu durumda hormonal tedavi ve hormon takviyesi gerekebilir.
Ergenlik dönemi sonunda jinekomasti gerilemiyor ve olduğu gibi
kalıyorsa, ki bir çok genç erkekte böyledir, bu durum gerçek kalıcı
jinekomasti olup tedavi gerekir”
Her jinekomasti olgusunun
tedavisinin şart olmadığını belirten Prof.Çetinkale, “ meme görüntüsü
rahatsız edici ise, dikkat çekiyorsa veya vücut boyutları ile orantılı
değilse, kısaca meme büyükse tedavi gerekir. Tedaviye memenin
boyutlarına göre karar verilir.” diyor. Jinekomastinin bir kere
oluştuğunda bir daha kolay kolay geriye dönüşü olabilen bir durum
olmadığını belirten Prof.Çetinkale, büyüyen meme dokusunun mutlaka
alınması gerektiğinin altını çiziyor.
JİNEKOMASTİDE AMELİYAT ŞART MI?
Prof.Çetinkale
bu soruyu şöyle cevaplıyor. “Yapılacak tedavi cerrahidir. Büyük
jinekomastilerde cerrahi girişim ile meme içindeki meme dokusu ve yağ
dokunun çıkarılması ile tedavi sağlanır. Böylece görünüm ve ağrı
yönünden hem fiziksel hem de psikolojik rahatlama sağlanır. Hormon
dengesizlik sonucu oluşsa da jinekomasti kalıcı ise, hormon
seviyeleri normale dönse ve uzun süre hormon seviyeleri normal
sınırlarda kalsa bile jinekomasti varlığını sürdürür ve daha sonraki
hormon tedavisi ile hastalık geriye dönmez.”
KİMLER AMELİYATA UYGUNDUR ?
Prof.
Dr. Oğuz Çetinkale, jinekomastiyi düzeltme ameliyatının herhangi bir
yaştaki sağlıklı ve duygusal olarak dengeli erişkin erkeklerde
uygulanabileceğini belirtiyor. Ameliyat için en uygun adayların
ameliyata mani bir hali olmayan, göğüslerinin yeni şekline göre
davranacak sıkı ve esnek bir cildi olanlar kişiler olduğunu belirten
Prof.Çetinkale, obez ya da aşırı kilolu erkeklerde mevcut sorunlarını
ilk önce, egzersiz ya da kilo kaybı ile düzeltmeye çalışması
gerektiğini vurguluyor.
Başlangıçta ameliyat önerilmediğini ifade
eden Prof.Çetinkale, “bu girişim ve çalışmalara rağmen jinekomasti
düzelmiyorsa ameliyat düşünülebilir. Alkollü içecekler tüketen ve
marihuana kullanan kişiler de ameliyat için uygun adaylar değillerdir.
Kullanılan bu maddeler anabolik steroidlerle birlikte alınırsa yine
jinekomastiye yol açabilirler. Bu hastalarda ameliyatı düşünmeden önce
göğsün küçülüp küçülmeyeceğini görmek için bu ilaç ve maddelerin
bırakılması tavsiye edilir. İlaçlar bırakıldıktan sonra yine
düzelmiyorsa bundan sonra ameliyat düşünülür“ diyor.
Görüntüleme sayısı: 559
|